Yeni normal süreçte seyahatler: Bizi neler bekliyor?

Bu yazıya “pandeminin ardından” diye başlamak isterdim ancak, maalesef dünyada vakalar halen hızla artmaya devam ediyor. Bu şartlarda pek çok ülke normale geçiş sürecini yönetmeye çalışıyor. Salgının etkisinin 2021 yılına kadar devam edeceğinden artık eminiz, bu nedenle bundan sonraki sürece de “yeni normal” deniyor; artık pek çok şey bildiğimiz, alıştığımız gibi olmayacak.  

Hem mesleki olarak hem de bana mutluluk verdiği için kişisel olarak ilgilendiğim alanlardan biri olan seyahat organizasyonları ve genel olarak seyahatler, “yeni normal” olarak tanımlanan süreçte nasıl olacak henüz net değil. Ancak, mesleğim gereği kriz yönetmek ve her türlü durum öncesinde plan yapmak konusunda deneyimli olduğumdan, sınırların açılmasıyla birlikte bu konuda bir ön araştırma yaptım.

“Yeni normal süreçte nasıl seyahat edeceğiz? Bizi neler bekliyor?” sorusunu, 32 yıldır turizm sektöründe hizmet veren 12 Months Travel’ın kurucusu Aylin Güneşli’ye sordum. Bu yazıyı da Aylin Güneşli ile bu konuda yaptığımız konuşmaya ayırmak istiyorum.  

Öncelikle, Covid-19 salgınından bağımsız, seyahat organize ederken temel amacımızı gözden kaçırmamamız gerekiyor. Bunu ‘Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı’ derslerinde de sık sık dile getiriyorum: Seyahatlerini organize ederken yöneticilerimizi, “özel misafir” kategorisinde değerlendirmemiz gerekiyor. Özel misafirlerin seyahatlerini organize ederken tek başına online servis sağlayıcılara güvenemezsiniz. Bilgisayarın başına geçip o anda beğendiğiniz otelden veya restorandan rezervasyon yapmanız sizi yarı yolda bırakabilir. Bu nedenle, büyük zincir oteller veya seyahat planlamaları ve rezervasyonları konusunda deneyimli acentelerle çok sağlam ve güvene dayalı bir network kurmanız gerekiyor. Yöneticinizin gideceği oteli görmeseniz bile, seyahat acentesinin vereceği tavsiyeye yüzde yüz güvenebileceğiniz bir ilişkiden söz ediyorum. Burada da güvenlik, hizmet ve memnuniyet, fiyattan daha büyük önem arzediyor. Sürekli aynı oteller veya aynı seyahat acentesiyle çalışırsanız, yöneticinizin bir seyahatten beklentisini, istek ve taleplerini karşılamanız her zaman daha kolay olur.

Peki, seyahat acentesine bu konuda güvenmek mümkün mü? Bu soruyu yanıtlamak için Aylin Güneşli’nin aktardıklarına kulak verelim: “Bizler mümkün olduğunca dünyayı gezerek, yerinde deneyimleyerek, dünyaca ünlü lüks segment seyahat etkinlik fuarlarına katılarak hem tedarikçilerimizle ilişkilerimizi hem de güncel bilgileri canlı tutuyoruz. Sizin belki yılda bir kere çalıştığınız otellerle bizler yıl boyunca çalışıyoruz. Her misafirimiz bizim için çok özel olduğundan, onların ihtiyaçlarını doğru analiz ediyor, uygun otel seçimlerini kendilerine sunuyoruz.”

Bu yorumlara ben de sonuna kadar katılıyorum. Her ne kadar en ince ayrıntısına kadar düşünüp planladığımız seyahatlerde dahi bazen kimsenin elinde olmayan nedenlerden ufak aksaklıklar çıksa da eğer muhatabınız konusunda uzman bir acenteyse bu ufak aksaklıkları en hızlı biçimde giderilir. 

Diğer taraftan, seyahat acentesi aracılığıyla planlama ve rezervasyon yaptığınızda 7/24 kişisel ve profesyonel destek alabiliyor, karşınızda bir muhattap bulabiliyorsunuz. En hızlı şekilde ve hiç zaman kaybetmeden doğru bilgiye ulaşıyor, işlem yapabiliyorsunuz. Uçak, otel, transfer ve benzeri rezervasyonların kurallarını en ince ayrıntısına kadar öğreniyorsunuz. Örneğin, online rezervasyonlarda karşınıza sıkça çıkabilecek “iade yok” sorunuyla karşılaşmıyorsunuz. Ayrıca, şunu da gözden kaçırmayın, online rezervasyon işlemlerinde sunulan odalar genellikle en düşük oda kategorileri oluyor. Online alınan uçak biletleri de fiyatlarında da anlaşılacağı üzere iade opsiyonu sunmuyor, üstelik birçoğunda yerel vergiler fiyata dahil edilmiyor. Seyahat organize eden bir yönetici asistanı olarak, tüm bu incelikleri bilmeniz gerekiyor.

Burada sözü yine Aylin Güneşli’ye bırakayım: “Seyahat Acenteleri, çoğu zaman online rezervasyon uygulamalarından daha avantajlı fiyatlar sunarlar. Mesela 12 Months Travel olarak bizim Maldivler, Mauritius, Seyşeller, Aruba, Bora Bora, İtalya, Fransa, Dubai gibi dünyanın birçok ülkesinde özel tur operatörü anlaşmalı fiyatlarımız var. Birçok lüks otel ve zincir otelde upgrade ve ücretsiz kahvaltı imkânı sunuyoruz.”

Bu temel kriterler ve inceliklerin ardından gelelim pandemi ve “yeni normal” sürece. Bu süreçte havayolu, otel, transfer firmaları, tedarikçiler, restaurantlar, yani seyahat acenteleri hariç tüm taraflar, kendi kuralını uygulamaya başladı. Pek çok kişi yaptığı online rezervasyonlarda sonradan muhatap bulunamadı. İptal ve iadelerde sıkıntı yaşandı. Aylin Güneşli yaşanan bu sıkıntıları, rezervasyonları önce online yapıp yaşadıkları sıkıntıları aşamadıkları için acentelere yönelen misafirlerden öğrendiğini aktarıyor. Türsab Belgeli Seyahat Acenteleri, bu süreçte öncelikle marka değerlerini korumak amacıyla otel, havayolu veya tedarikçilerinden iadeleri alabilmek için büyük bir çaba sarf etmiş. Acentelerin çoğu, iade olmamasına rağmen kendi ilişkilerini kullanarak misafirlerin mağdur olmasının önüne geçmiş.

İşte tüm bunlar, yazımın başında da belirttiğim gibi, ancak güven ilişkisi kurularak üstesinden gelinebilecek sorunlar. Bu süreçte benim sıralamamda güven birinci sırada yer alıyor. Bundan sonraki süreçte güven, doğru bilgi, dürüstlük ve hijyen bir seyahati planlarken büyük önem kazanacak.

Havayolları, oteller, transfer araçları, restoranlar, etkinlik mekanları vs. hangi tedbirleri aldı, havayolları hangi kuralları uyguluyor, gidilecek yerdeki kurallar ne, hangi ülke girişte PCR testi istiyor, hangi ülke karantina uyguluyor gibi pek çok sorunun yanıtını bilmek zorundayız. Bu konuda, anlık olarak değişen en doğru bilgileri de seyahat acentelerinden alabilileceğimizi düşünüyorum. 

Diğer taraftan, seyahat acenteleri üzerinden yapılan rezervasyonlarda kanun müşteriyi koruma altına alıyor. Bu da çok önemli bir kriter. Gelecek yıllarda seyahat sigortalarının da giderek artacağı, bundan önce bazı ülkelerin vize verirken şart koştuğu bu uygulamanın yaygınlaşacağı öngörülüyor. 

Ben mesleğimin bir parçası olan seyahat organizasyonlarını yapmayı ve ailece yaptığımız tatilleri sınırların kapalı olduğu, evlerimizden çıkamadığımız bu sıkıntılı zamanlarda ne kadar özlediğimi idrak ettim. Umarım dünya bir an önce iyileşir ve eskiden olduğu gibi dünyayı keşfetmeye devam edebiliriz.