Göğe Bakalım

“Göğe bakalım” *

Ne yaparsak yapalım, bazen kendimizi kapana kısılmış hissederiz. Hele ki 1 senedir evde kalmak zorunda olduğumuz günleri düşününce bu duygu artık daha da sık yaşanır oldu. Sevdiklerimize duyduğumuz özlemin yanına özgür hissetmeyi de eklesem hiç de abartmış sayılmam sanırım. Peki özgür olmak ne demek?

Kendi içinde özgür kendi içinde kararlı…

Özgürlük sokakta olmak mıdır ya da ne istersen yapmak mıdır? Aslına bakarsanız değil, özgürlük o kadar da dışarıdan gelen, sokaktan beslenen bir duygu değil. Her his gibi o da içeriden desteklenmedikçe sokakta olmak özgürlüğü beslemek adına hiçbir işe yaramıyor. Ama bunca yıllık tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki nerede olursak olalım göğe bakmanın insanın ruhunu sağaltan bir tarafı var.

Kendini her tutsak hissettiğinde kimseye aldırmadan göğsünü göğe aç, gökyüzüne bak ve nefes alıp ver. Yaşadığını hissettiğin yer orası; çünkü gökyüzü uçsuz bucaksız.

Özgürlüğe ulaşmanın yolları…

Kendine ait bir yol çizmek için, önce özgür olmak zorundasın unutma. Kendine ait bir yolun olduğunda içindeki özgür ruh dışarı taşacak bir yer elbette bulur. Bu nedenle şunu asla unutma; zamanda da özgürsün. Korkma sakın, hayal kurmanın da onları gerçekleştirmenin de yaşı yok.

Seni kalıplara sokmak isteyecekler ama özgürlüğün sığabildiği bir kalıp da yok.

Bazen “mış” gibi yapmak zorunda hissetsen de rengini soldurma. Hangi renksen o renkte kal. Bu da göğe bakmakla olur unutma. Güneş seni parlatacaktır.

Yola kendi rotanla başlamalısın

Neredesin asla unutma! Hayallerin nerede sen neredesin? Sık düşün bunu… Yola kendi rotanla başlamalısın. Hayallerin için bir başkasının navigasyonuna ihtiyacın yok. Rota senin içinde, en derininde, çıkar onu oradan ve gökkuşağının tüm renklerine boya, parla lütfen… Gökkuşağı gibi ol; canlı ve kapsayıcı. Ki bütün renkler sende toplanabilsin. Her gün sor kendine “Bugün rengim ne?” diye. İçin özgürlüğü seçecektir. Ve gökyüzü kadar mavi, gökyüzü kadar beyaz, yağmur kadar bereketli, güneş kadar sıcak, gökkuşağı kadar renkli kalmak isteyecektir. Kendini ancak hayatının kontrolünü ele aldığında özgür hissedersin. Bu da sorumluluk ve cesaret ister. Sorumluluk da cesaret de kişisel gelişim yolculuğunun olmazsa olmazlarıdır. Ne yapacağını bilmezsen ne istediğini bilmezsen asla özgür olamazsın. Korkman çok doğal; kim suçu başkalarına atmadan hayatının tüm kontrolünü üstelenmek ister ki? Konfor alanın varken, şikâyet etmek ve başkalarını suçlamak varken bir de.

Kolay olmayacak…

Özgürlük kazanılması gereken bir hak. Ve bunun için uzun bir yola çıkmaya hazır olmak gerekiyor. Evet kolay olmayacak ama yapabilirsin. Unutma özgürlüğünü ilan etmeden kendini gerçekleştiremezsin. Ve sen bu hayata kendin olmak için, kendini gerçekleştirmek için geldin. Ve özgürlük içinde bir yerde çıkar onu oradan. Hayatını eline al, hadi içindeki göğe bak ve özgürlüğünle göz göze gel.

İşte özgürlüğe giden birkaç adım…

Özgürlük tanımını yap…

Senin için özgür olmak ne ifade ediyor? Zamanını istediğin gibi kullanmak mı? İşe istediğin saatte gitmek mi ya da gitmemek mi? Para mı? Bilgi mi? Kendi işinin sahibi olmak mı? Karar ver.

Hayal kur…

En özgür, en mutlu olduğun rutinlerin hayalini kur ve onları sürekli kılmak için çalışmaya başla.

Hedeflerini belirle…

Özgürlük biraz da hedeflerinle alakalı. Hayattan ne istediğini bildiğin kadar özgürsün. Hedeflerini listele. Hayatını hedeflerine göre yaşa. 

Kendin ol…

Sakın değişme, kendini başkaları için değiştirme. Özgürlüğüne ulaşmanın en temel yollarından biri de mükemmel olmaya uğraşmak yerine kendin olmaktır.

Kendine nazik ve şefkatli davran…

Aynaya baktığında tam da olman gerektiği gibi olduğunu gör. Kendine objektif bir gözle bak, en büyük eleştirmenin olma. Sürekli kendinden şikâyet etme. Biraz da şeylere odaklan, iyileri çoğalt ki yetersiz bulduğun yanların azalsın.  

Değerlerini fark et ve onlarla yaşamayı kabullen…

Yaşamaya dair, hayatta olmaya dair değerlerin neler? Etik değerlerini belirle ve kararlarını o değerlere göre ver. Başta da söylediğim gibi hangi renksen o renk olarak kal. Kendi rengini soldurma.

Özgürlük kendine güvendir de aynı zamanda. Hiçbir şeye sahip olmadan da özgür olabilirsin. Kendine sahipsin bu yeter de artar bile. Ama yine de özgürlük yolculuğunda kendini köşeye sıkışmış hissedersen eğer omuzlarını yere düşürme, boynunu bükme, kafanı öne eğme, başın dik olsun, daima ileriye bak. Bazen de öylece dur ve masmavi gökyüzüne bak, kuşlarla beraber kanat çırptığını hayal et. Ruhunu bırak önce, gerisi gelecek. Ruhun sana özgürlüğün olarak geri dönecek hiç merak etme.

*Turgut Uyar- Göğe Bakma Durağı

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir