Uzmanlardan tavsiyeler: İş stresiyle nasıl baş edebiliriz?

Yaz mevsimi geride kaldı artık, tatiller bitti, sonbaharla birlikte yeniden yoğun bir çalışma temposunun içine giriyoruz. Her yaz sonunda pek çok çalışandan, “Bu strese artık katlanamıyorum” serzenişleri duyuyoruz. Muhtemelen iş stresi altında ezildiğimiz için de pek çoğumuzun ‘küçük bir Ege kasabasında emeklilik’  planlarına dair hayalleri bu dönemde daha da artıyor. Üstelik bu yıl bir de üzerimizde pandeminin yarattığı endişeler var. 

Harvard Medical School’dan uzmanlar, vücudumuzun iş stresine verdiği tepkiyi şöyle anlatıyor: “Vücudunuz ve zihniniz iş stresine anında tepki verir ve ‘savaş veya kaç’ adı verilen fiziksel bir reaksiyonu harekete geçirir. Kalbiniz daha hızlı atar, nefesiniz hızlanır ve kaslarınız gerilir. Aynı zamanda kendinize, ‘bu işi  bitirmezsem kovulacağım’ diyebilirsiniz. Sonra kaygınızı ve olumsuz iç konuşmanızı yönetmek, görevi tamamlamak için gece geç saatlere kadar çalışırsınız.”

Uzmanlar, her gün yoğun stresle karşılaşmanın zamanla tükenmişlik sendromuna yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Doktorlara göre, işle ilgili stres faktörlerine uzun süre maruz kalmak zihinsel sağlığı etkileyebiliyor, hatta bazı durumlarda depresyon veya anksiyeteye zemin hazırlayabiliyor. Yüksek düzeyde stres fiziksel sağlığı da etkileyebiliyor; vücut sistemi bozuluyor ve hastalığa yatkınlık artıyor.

Peki, bu olumsuz etkilerin önüne geçmek için iş stresiyle nasıl başa çıkabiliriz? Harvard Medical School’dan uzmanlar, “İşte yaşanan korku ve endişeyi yönetme becerilerini öğrenebilirsiniz” diyor. Stresi yönetmek için de aşağıdaki dört yöntemi öneriyorlar:

1. Rahatlama egzersizleri yapın: Gevşeme, ‘savaş veya kaç’ tepkisinin fizyolojik etkilerine karşı koymaya yardımcı olur. Örneğin, aşamalı kas gevşemesi, anksiyeteyle ilişkili kas gerginliğini azaltmaya yardımcı olur. Bu beceriyi kazanmak için gözleriniz kapalı  halde rahatça oturun. Bacaklarınızdan yukarı doğru vücudunuzdaki her büyük kas grubunu gerin ve gevşetin: 10 saniye kaslarınızı gergin tutun ve 20 saniye serbest bırakın. Bu egzersiz ve diğer birçok gevşeme çalışması, kaygı belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.

2. Problem çözme stratejileri: Harvard Medical School uzmanları, Problem çözme, insanlara bir engele veya zorluğa yaklaşırken belirli adımlar atmayı öğretmeyi içeren aktif bir başa çıkma stratejisidir” diyor. Bu adımları ise şöyle sıralamışlar: Sorunu tanımlayın, olası çözümler için beyin fırtınası yapın, bir eylem planı geliştirin ve seçtiğiniz çözümü test edin. “Problem”, “sorun” gibi kelimeleri her duyduğumuzda endişeleniyoruz ama aslında adımları atmayı bildiğinizde çözüme ulaşmak ne kadar kolay değil mi? 

3. Farkındalık geliştirin: “Farkındalık, şimdiki ana merak, açıklık ve kabulle dikkat etme yeteneğidir. Geçmiş hakkında düşünmek veya gelecek hakkında endişelenmek için zaman harcadığımızda stres daha da şiddetlenebilir” diyor uzmanlar. Beynin bu zararlı alışkanlıkları kırması için farkındalığın yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Meditasyon, yürüyüş gibi çalışmalarla farkındalık becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Uzmanlar farkındalık temelli terapilerin, depresyon ve anksiyete semptomlarını azaltmada etkili olduğunu vurguluyor.

4. Olumsuz düşünceleri yeniden değerlendirin: Uzmanlara göre kronik stres ve endişe, durumları negatif bir mercekle yorumladığımız zihinsel bir filtre geliştirmemize yol açıyor. Bunun önüne geçmek için olumsuz düşünceleri yeniden değerlendirmek gerekiyor. Olumsuz düşüncelerinizi yeniden değerlendirmek için onları hipotezler olarak ele alın, hiçbirini ‘gerçeklik’ olarak kabul etmeyin ve diğer olasılıkları değerlendirin. Bu zihinsel çalışmayı düzenli olarak yapmak, olumsuz duygularınızı azaltmanıza yardımcı olur.

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir