Uzun Yaşamak, İyi Yaşamak: Birkaç küçük tavsiye

Geçen hafta, koronavirüs pandemisinin üzerimizde yarattığı stres ve kaygıdan uzaklaşmak için farklı konuları ele almaya karar vermiş, iki muhteşem sergiden söz etmiştim. Farklı konularda yazmaya devam etmek istiyorum. 

105 yaşına kadar yaşayan Japon doktor Shigeaki Hinohara’nın hikâyesine denk gelince bu hafta da sağlıklı ve uzun yaşamak konusuna değinmek istedim. Ne de olsa bu aralar iyi, sağlıklı ve uzun yaşam ana meselemiz, belki Hinohara’nın önerileri hepimize iyi gelir. 

Doktorun hayatının, yazıldığı gibi, olağanüstü olduğuna dair şüphe yok. 2017’de vefat ettiğinde, her ikisi de Tokyo’da olan St. Luke’s International University’nin emekli başkanı ve St. Luke’s International Hospital’ın onursal başkanıydı. Hinohara, belki de en çok, ‘Uzun Yaşamak, İyi Yaşamak’ adlı kitabıyla tanındı. Japonya’da vatandaşların yaşam sürelerinin uzamasında önemli katkıları olduğu söylenen Hinohara’nın tavsiyelerine bakalım.

Çok bilinen, ancak nedense bir türlü uygulanmayan tavsiyesiyle başlayayım: Merdivenleri kullanın! Böylece kilonuzu kontrol altında tutabilirsiniz. Hinohara, her zaman düzenli egzersizin önemini vurguluyordu.“Kaslarımı hareket ettirmek için aynı anda iki basamak çıkıyorum” demiş örneğin. Merdiven çıkmaya ek olarak Hinohara paketlerini ve valizlerini kendi taşıyor, dinç ve güçlü kalmak için derslerini ayakta durarak veriyormuş.

Ayrıca Hinohara, uzun bir yaşam süren insanların ortak yönünü de vurguluyordu: Fazla kilolu değiller. Gerçekten de obezite, artan ölüm oranlarında risk faktörlerinden biri kabul ediliyor.

Hinohara’nın diğer bir tavsiyesi de şu: “Sizi meşgul eden bir amaç bulun.” Hinohara’ya göre, günlük bir programa sahip olmamak, daha hızlı yaşlanmaya ve daha erken ölmeye neden oluyor. Ancak,  Hinohara meşgul olmayı da “sadece meşgul olmak” olarak tanımlamamış, bir amaca hizmet eden faaliyetlerde aktif olmayı kast etmiş. Hinohara’yı akıl hocası olarak gören gazeteci olan Janit Kawaguchi, bu konuda şunları söylemiş örneğin: “Hinohara, hayatın tamamen katkıdan ibaret olduğuna inanıyordu, bu yüzden insanlara yardım etmek, sabah erken kalkmak ve başkaları için harika bir şey yapmak için inanılmaz bir dürtüye sahipti. Onu yönlendiren ve yaşamasını sağlayan da buydu.”

Hinohara, egzersizi ve beslenmeyi daha uzun ve sağlıklı bir yaşama giden yollar olarak açıkça teşvik ederken, aynı zamanda davranışlarımızı kısıtlama konusunda takıntılı olmamamız gerektiğini de savundu. “Kurallar streslidir; onları rahatlatmaya çalışın” diyordu. “Çocukken çok eğlendiğimizde yemek yemeği veya uyumayı unuttuğumuz oluyordu. Yetişkinler olarak da bu tutumu koruyabileceğimize inanıyorum, en iyisi vücudu çok fazla kuralla yormamaktır” demişti. 

Ne kadar doğru! Esnek olmanın ne kadar önemli olduğunu belki bu dönemde daha çok öğrenmiş olabiliriz. Bütün kurallarımız bir gecede değişebildi, öyle değil mi? ‘Zamanı Yakalayan Ofisler’ kitabımın ‘Zaman Yönetimi’ bölümünde, esnek olmanın faydalarına değinmiştim. Evet, kurallar önemlidir ama stres yaşamamak, işleri içinden çıkılmaz bir hal almadan çözmek için kuralları esnetmeyi de bilmelisiniz. 

Dilerim, ünlü doktorun tavsiyeleri size de fayda sağlar.

İyi haftalar

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir