Evden çalışma kadınlar için fırsat mı, tuzak mı?

Birkaç haftadır burada korona virüsü salgınından sonra çalışma hayatının nasıl olacağı, nelerin değişeceği konusunda yazıyorum. Önemli konulardan biri de evden çalışma modelinin, çalışanlar açısından ne getirip ne götüreceği. 

Konu, pek çok yönüyle dünyada da ele alınıyor. Berlin merkezli, kâr amacı gütmeyen ‘Initiative Chefsache’ isimli kuruluş da bu meseleye kadınlar açısından bakmış ve “kadınlar bu sürecin kazananları mı olcak, yoksa kaybedenler mi?” diye sormuş. 

Kuruluşun amacı, yönetim pozisyonlarında kadınlar ve erkekler arasındaki dengeyi teşvik etmek. Kuruluş, yeni sürecin cinsiyet eşitliği üzerindeki etkisini ve korona salgınının günlük işleri nasıl etkilediğini araştırmak için Nisan ayında bir araştırma yapmış ve bunu Ocak ayında yaptıkları benzer bir araştırmanın sonucuyla karşılaştırmış.

Çalışmanın önemli sonuçlarından biri şu: Pek çok kadın, evden çalışmanın dijital becerilerini geliştirdiğini söylemiş. 

Örneğin bu yılın Ocak ayında yapılan ankete katılan erkek ve kadın çalışanların sadece üçte biri dijital becerilerini “iyi” veya “çok iyi” olarak tanımlarken, Nisan ayındaki ankete katılanların yüzde 50’sinden fazlası, dijital becerilerinde önemli ölçüde bir gelişme kaydettiklerini belirtmiş. Ankette sorgulanan dokuz yetkinlikten beşinde kadınların kedini erkeklerden daha fazla geliştirdiği ortaya çıkmış. Kadınların, bu süreçte kendini daha fazla geliştirdiği alanların başında dijital teknoloji bulunuyor. Yani özetle iş, işi yaparken öğrenilmiş.

Initiative Chefsache’nin koordinasyon ekibinin başkanı Julia Sperling’in, araştırma sonucuna dair şu yorumu yapmış: “Çalışma, dijital becerilerin çok kısa sürede geliştirilebileceğini gösterdi. Çünkü, ankete katılanların yarısının korona krizinde dijital becerilerini büyük ölçüde geliştirdiği ortaya çıktı. Kadınlar bu alanda daha fazla adım attılar. Çalışma bize, yeni yetkinliklerin iş başında öğrenilebildiğini gösteriyor. Dolayısıyla bu sonuç, yeni eğitim programlarını ve şirket içi rotasyonları da teşvik edebilir.”

Nitekim araştırma, çalışanların yüzde 94’ünün teknik ve dijital eğitim almak istediğini de ortaya koymuş. Ankete katılan erkeklerin yüzde 39’u ve kadınlarınsa yüzde 44’ü, ‘daha ileri eğitim alabilecekleri bir işin kendileri için önemli olduğunu’ belirtmiş.

Bununla birlikte, “İş dışı boş zamanlarınızda, masrafları kendiniz karşılayarak mesleki eğitim alır mısınız?” sorusuna erkekler kadınlardan daha fazla olumlu yanıt vermiş. Araştırmacılar, kadınların neden iş dışında ve masraflarını kendileri karşılayarak neden daha az mesleki eğitim almak istediklerine dair çeşitli nedenler sıralamışlar. Bu nedenlerin başında kadınların ev ve çocuk bakımıyla erkeklerden daha fazla ilgilenmek zorunda kalması ve kadınların erkeklerden daha az kazanması geliyor. Yeni özetle, araştırma ne yazık ki yine kadınların, iş dışında mesleki eğitim almaya ne vakitlerinin ne de yeteri kadar paralarının kaldığını yeniden ortaya koymuş.

Çalışma aynı zamanda korona krizi sırasındaki evden çalışma döneminde, çocuk bakımının çoğunlukla kadınlar tarafından sağlandığını da göstermiş. Sosyolog Jutta Allmendinger, bu nedenle, “evden çalışma kadınlar için bir tuzak olabilir” diyor. Allmendinger, evden çalışma modeline karşı uyarıda bulunarak, bu süreçte çalışma hayatında kadınlar açısından elde edilen kazanımların 30 yıl geriye gidebileceğini vurgulamış.

Sperling, bu nedenle evden çalışma ve esnek çalışma konusunda gelecek için şimdiden standartların belirlenmesi gerektiğini söylüyor. 

Evet, evden çalışma döneminde pek çoğumuz yeni beceriler edindik. Örneğin bu zamana kadar işinde dijital teknolojileri çok sık kullanmayanlar, video konferanslar veya mobil uygulamalar gibi dijital teknolojileri kullanmayı çok kısa sürede öğrendi. Ancak, evden çalışmanın biz kadınların üzerine daha fazla sorumluluk ve yük bindirdiğini kişisel gözlemlerimden de biliyorum. 

Yeni çalışma modellerine hızla uyum sağlamak önemli. Diğer taraftan bu yeni çalışma modellerinin cinsiyet eşitliği açısından taşıdıkları risklerin de farkında olmamız gerekiyor. İleri gittiğimizi zannederken geri adım atmayalım. 

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir