Berlin’de bir Berlinli olmak (Berlin Gezi Rehberi)

berlin-gezisi (3)

“Ich bin ein Berliner.”

Soğuk Savaş’ın en kritik günlerinde Batı Berlin’i ziyaret eden ABD Başkanı John F. Kennedy, 26 Haziran 1963 tarihinde halka yaptığı konuşmada bu sözü sarf etmişti. Almanca’yı iyi bilmediği için yanlış ifade etse de “Ben Berlinli’yim,” demek istiyordu.

Bu yıl Kasım ayında Berlin’e gittiğimde Kennedy’nin bu sözlerini düşünüyordum. Daha önce Berlin’e iki kez gitmiştim, bu üçüncüsüydü ve iş sebebiyle olduğu için kısa kalacaktım. Önceki ziyaretlerimde şehrin tarihi yerlerini ve müzelerini gezmiştim. Bu kez şehri bir turist gibi değil, bir Berlinli gibi gezmek istiyordum. Bir dönem Frankfurt’da birlikte çalıştığım dostum Barış’a danıştım hemen. Barış bana şehirde bir Berlinli gibi nasıl vakit geçirileceğine dair muhteşem önerilerde bulundu.

Soğuk Savaş sırasında ikiye bölünen ve 1989 yılında tekrar birleşen bir şehir Berlin. Duvarın yıkıldığı günden bu yana geçen 30 yıl içinde şehrin yaşadığı evrim, Berlin’i dünyadanın en büyüleyici başkentlerinden biri haline haline getirmiş. Bana kalırsa bu evrimin hâlâ devam etmesi, bu devinim ve bunun getirdiği canlılık Berlin’i bu kadar büyüleyici yapıyor. Herhalde hiçbir şehir kendini Berlin kadar sürekli yeniden ve yeniden keşfetmemiştir.

Almanya’nın başkenti cesur, çekici ve asla sıkıcı değil. Sanatçılar, yazarlar ve aktivistler için bir sığınak olan Berlin’nin her bir köşesinde yaratıcılığın ve özgür düşüncenin izlerini bulabiliyorsunuz. Sadece büyük müzeleriyle değil, sokak aralarındaki küçük galerileriyle de şehir gezilmeye ve görülmeye değer.

Peki, Berlin’de neler yapabilirsiniz, görmeniz, gezmeniz gereken yerler nereleridir? Sizin için alternatif bir liste çıkardım. Şimdiden hepinize iyi tatiller diliyorum.

Berlin’e Ne Zaman Gidilir?

Berlin’e gitmek için en iyi zaman Mayıs ve Eylül arası. Şehir bu dönemde çok canlı oluyor. Spree Nehri kenarındaki barlarda vakit geçirip nehre paralel Landwehr Kanalı’nda akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz. Alternatif olarak Tempelhof ve Tiergarten parklarında piknik yapabilirsiniz. Eğer kış mevsiminde gidecekseniz Berlin’in şirin restoranları ve Noel pazarları sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

Arkeoloji meraklıları için Berlin

Tarihe meraklıysanız Berlin’in Müzeler Adası tam size göre. Klasik Antik Çağ, Antik Yakın Doğu ve İslam Sanatı bölümlerinden oluşan Bergama Müzesi’ni (Pergamon Museum); Prusya kraliyet ailesi sanat koleksiyonunu sergilemek amacıyla Neo-Klasik mimari stilde inşa edilen Eski Müze’yi (Altes Museum); Papirüs koleksiyonu ile prehistorya, eski çağ koleksiyonlarına ev sahipliği yapan Yeni Müze’yi (Neues Museum) ziyaret edin.

Doğa gezisi

Bu kadar büyük ve kalabalık bir şehrin yanı başında üç bin hektarlık bir ormanda gezebilir, şanslıysanız bir geyik ya da bir yaban domuzuna da rastlayabilirsiniz. Grunewald bunun için ideal bir doğal park. Berlin’in batısındaki orman, kentin en büyük yeşil alanı. Burada Soğuk Savaş döneminde İngiliz ve ABD’lilerin Doğu Almanya ve SSCB hakkında bilgi toplamak için kullandığı eski gözlem merkezi de bulunuyor.

Ayrıca, Berlin’in güneybatısında yer alan doğal koruma alanı Peacock Adası’na da gidebilirsiniz. Egzotik kuşlara ev sahipliği yapan bu adada, Prusya Kralı II. Frederick William’ın sevgilisi Wilhelmine Enke için inşa ettirdiği kaleyi de gezin. Potsdam Sarayları’nın bir parçası olan bu ada UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Güncel sanat

Hamburger Bahnhof olarak anılan bölgede yer alan Berlin Çağdaş Sanat Müzesi (Museum für Gegenwart), çağdaş sanat severler için mükemmel bir yer. Müzede, Erich Marx’ın Berlin Özel Koleksiyonu ile Friedrich Christian Flick Koleksiyonu’nun en nadide eserleri sergileniyor.

Berlin’de Ne Yenilir/İçilir?

Büyük bir göçmen nüfusuna sahip olduğundan multi-kültürel bir şehir olan Berlin’de dünya mutfağının pek çok örneğine rastlıyorsunuz.  Berlin’de İtalyan, Vietnam, Afrika, Hint, Alman ve tabii Türk mutfağının eşsiz lezzetlerini tadabilirsiniz. Şehir şu anda 18 Michelin yıldızlı restorana sahip. Favorilerime gelecek olursak: İlk duraklarımızdan biri Grill Royal oldu, Daugava nehrinin kıyısındaki restoran steak severler için bence bir numara. Yalnız rezervasyon şart, unutmayın. Solar Berlin SKY restorandaysa muhteşem Berlin manzarası eşliğinde lezzetli menünün tadına bakabilirsiniz. Bu son ziyaretimin favorisi ise son gece gitme fırsatı bulduğumuz Crackers Berlin oldu. Müzikler, ortam, menü ve tecrübeli barmenlerin hazırladığı kokteyller muhteşem.

Hediye almak için

Sanatçıları cezbeden Berlin’de, sevdiklerinize alabileceğiniz en iyi hediyelikleri açık pazarlarda bulabilirsiniz. Özellikler Müzeler Adası’nda hafta sonu kurulan pazarda tasarım ürünler bulabiliyorsunuz. Berlin’deki açık pazarlar tasarımcıları, ressamları ve sanatçıları bir araya getiriyor.

Yazımı beğendiyseniz İtalya Gezi Notlarını okumak için buraya tıklayabilirsiniz: https://sebnemtoker.com/2019/12/14/italya-gezi-notlari-cennetin-kapilarindan-gectigimiz-bir-yaz/

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir