Sihirli Tohumlar

0a9a2dd7-73cb-428d-bb82-ecca816c981b

Geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğim Sihirli Tohumlar’a dair yüreğimi genişleten müthiş bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hikaye; Sevgili arkadaşlarım Süleyman ve Aylin’nin Permalültür Çiftlikleri “Sihirli Tohumlar” da geçiyor. Adı gibi masalsı bir yer belki de ikisinin hatta tüm ailenin birlikte gerçekleştirdiği bir hayal olduğu içindir, kapısından girer girmez enerjisi sizi alıp uçuyor.

Permakültür Nedir?

Önce isterseniz Permakültür kavramının isim babası Bill Mollison, Permakültürü nasıl tanımlamış kısaca bahsedeyim: Bir Tasarımcı Elkitabı adlı eserinde permakültürü şöyle tanımlar: Permakültür, doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnekliğine sahip olan tarımsal olarak üretken ekosistemlerin bilinçli tasarımı ve bakımlarının sağlanmasıdır.

Üzerinde yaşayan insanlar ile arazinin, gıda, enerji, barınak ve diğer maddi ve manevi ihtiyaçları sürdürülebilir bir şekilde karşılayan ahenkli bütünleşmeleridir. Sürdürülebilir tarım olmaksızın istikrarlı bir sosyal düzen mümkün değildir. Permakültür, sürdürülebilir insan yerleşimleri kurgulayabilmemizi sağlayan bütünsel bir tasarım bilimidir. Bill Mollison permakültürün etik ilkelerini şöyle sıralamaktadır:

– Yeryüzüne Özen Gösterme; bütün yaşam sistemlerinin, canlı cansız bütün varlıkların devamı ve çoğalması için gerekli koşulları sağlama.

– İnsanlara Özen Gösterme; insanların gıda, barınak, eğitim, tatmin edici iş ve keyifli insan ilişkilerine sahip olarak sağlıklı bir şekilde varolmaları için gerekli kaynaklara ulaşmalarını sağlama.

– Nüfus ve Tüketime Sınır Getirme; kendi ihtiyaçlarımızı kontrol altına alarak yukarıdaki ilkeleri desteklemek için kaynak ayırabiliriz. Zaman, para veya enerji cinsinden olabilecek bu kaynakları birinci ve ikinci ilkelerin gerçekleştirilmesinde kullanabiliriz.

Sizi bilmem ama ben “Sihirli Tohumların” kapısından girmeden önce Permakültür hakkında sadece okuduklarım kadar bilgiye sahiptim. Çiftlikte her şey sürdürülebilir şekilde kurgulanmış.

İlk dikkatimi çeken ve sorduğum sorulardan biri sizce ne olmuş olabilir? Tabi ki duş ve tuvaletler 😂 Ee herkesin ilgi alanlarını öncelikleri belirliyor 😂. Tüm insani atıklar ekli fotoğraflarda göreceğiniz gibi compose edilip belli işlemlerden sonra doğaya gübreleme olarak geri dönüştürülüyor. Sulama ile ilgili her türlü su ihtiyacı yağmur sularının eğimine uygun planlanmış depolarda biriktiriliyor ve arazinin sulama ve diğer mekanların temizlik suyu bu sulardan karşılanıyor. Benim en çok ilgimi çeken bir diğer konuda dönüştürülebilir evsel atıkları compose çevirme metotları oldu.  Fotoğraflarda göreceğiniz gibi mini solucanlar atıkların komposa dönüşmesinde görevliler, yarın evsel gıda atıklarının dönüşümüne talaş ve toprak katkı sağlıyor.  Arkadaşlarımın hayal evi tamamen doğal malzemeler kullanılarak inşa ediliyor, talaş, toprak, alçı tozu, yumurta akı vb malzemeler evin inşaatında kullanılıyor öyle ki pencere çerçevelerinin montajı sırasında kimyasal köpük kullanmamak için koyun yününden faydalanılmış.

Onların kurmuş olduğu bu masal dünyasında yaptıkları işleri hayranlıkla dinlerken şunu fark ettim ki tutkunun hayale ardından gerçeğe dönüşümü kendi içinde bir döngü yaratıyor, tutkularınıza kalbinizi koyarsanız aslında gerçekleştirilemeyecek hayal yok.

Eh bana da bu hayalin içerisinde bu güzel evin tamamlanıp, sobanın başında dostlarımla keyifli sohbetler yapabilmeyi düşlemek kalıyor…

You may also like

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir